w world
2.059 gösterim
21,00 viral puan

PKK NEDEN IŞİD’DEN DAHA TEHLİKELİ?

PKK, Suriye’nin kuzeyi’nde binlerce militanını kaybedip darmaduman oldu. Bu ölümler yetmezmiş gibi Türkiye’de de çağrı üzerine çağrı yaparak şehirlerimizde olaylar çıkartıyorlar. PKK, Türkiye’deki Kürt gençlerini zorla ölüme götürmek istiyor. Amaçları tabii ki bölgedeki insanları korumak değil. PKK, bölgeye insanları toplayarak, onları canlı kalkan yapmak ve böylece BM ve NATO’yu kara harekâtına zorlamak istiyor. PKK’nın tek amacı IŞİD karşısında kaybettiği toprakları geri alabilmek.
world 07.10.2014 saat 21:08
  1. PKK, IŞİD’in gerek Musul’u işgal ettiği dönemde ve gerekse Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi’ne yönelik saldırıları döneminde kendini bölgenin ve Irak’ın tek koruyucusu gibi konumlandırmaya çalıştı. Fakat bu iddianın ne kadar saçma ve asılsız olduğu PKK’nın, Suriye ve Irak’taki çatışmalarda yaşadığı hezimetlerle kendini gösterdi.

    Şimdi ise PKK’lı teröristler can korkusuyla kadın kıyafetleri ile bölgeden kaçıyorlar. PKK’nın cesareti sadece lafta. Karayılan dağdaki kovuğundan "asıyor, kesiyor" ama iş icraata gelince ortada yok.

    Geçen hafta PYD’ye destek için Suruç’taki sınır hattını yıkarak Kobani bölgesine geçen ve bir saat sonra kaçarak geri dönmeye çalışan PKK’lıların ne denli korkak olduklarını tüm dünya ve Kürt kardeşlerimiz bir kez daha görmüş oldu.

    PKK, Kürt vatandaşlarımızı koruyamaz, korumaz. Böyle bir kaygısı da yok, çünkü PKK’nın gözünde Kürt kardeşlerimizin zerre değeri yok. Kürt kardeşlerimizin hamisi Türkiye Cumhuriyeti’dir. Kuzey Suriye sınırında son yaşananlar da bunun ispatıdır. PKK’lı teröristler halktan önce kaçarken Türkiye sınıra gelen Kürt kardeşlerimizi topraklarına kabul etmiştir.

    IŞİD uzun süre Irak’taki saldırılarıyla gündemdeyken son dönemde rotasını Suriye’nin kuzeyine çevirerek burada PYD’nin kontrolündeki Kobani bölgesini hedef aldı. Unutulmamalı ki; PYD, Ortadoğu’da Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin mevcut toprakları üzerinde Komünist Kürdistan devletini kurmaya çalışan PKK/KCK terör örgütünün koludur.

    Kobani, IŞİD’in Suriye’nin kuzeyinde ele geçiremediği birkaç bölgeden biriydi. Kobani; Türkiye ile Mürşitpınar Sınır Kapısı’na sahip olması ve IŞİD’in elindeki Carablus ile Tel Ebyad’ın kara bağlantısını kesiyor olması nedeniyle de IŞİD için stratejik öneme sahipti.

    PKK ve PYD, Kobani’nin de bulunduğu bölgeye "Kuzey Suriye" demek yerine "Rojava" yani "batı" deme stratejisini güttü ve bunda başarılı da oldu. Toplumda, sanki bölge Suriye’nin toprakları değil de Kürdistan’ın batı toprakları algısı oluştu.

    Suriye’de iç savaşın başlamasıyla Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ülkenin kuzeyinde etkinliğini arttırması üzerine Esed bu bölgeden çekilirken PKK/KCK bir anlaşma yaptı. Bu anlaşmaya göre Kürtlerin yaşadıkları bölge PKK’nın Suriye kolu olan PYD’nin kontrolüne bırakılacaktı.

    Esed kendisi için stratejik öneme sahip bu anlaşma ile muhaliflerin ülkenin kuzeyinde daha fazla kuvvetlenmesini ve Kürtlerin güçlenerek kendisiyle mücadele etmesini engelledi. Ayrıca PKK’yı bölgeye yerleştirerek ÖSO’yu destekleyen Türkiye’ye de misilleme yaptı.

    PKK ise Suriye topraklarında Esed’le yaptığı anlaşma neticesinde, hayalini kurduğu Komünist Kürdistan devletinin batısı olacak bölgede PYD vasıtasıyla bir anda söz sahibi oldu. PYD, 2013’te "Rojava Devrimi" diyerek Afrin, Kobani ve Cizire’den oluşan bölgede üç kantonlu yapıya dayanarak özerkliğini ilan etti. Buna da "devrim" diyerek, PKK ülkenin kuzeyindeki yapılanmasına ve özerklik stratejisine güya halk devrimi görünümü verdi.

    Bugün PKK şokta ve ağlıyor. Kobani’nin düşmesi yıllardır yalan dolanla oluşturdukları bu algılarının, sahte sistem ve Kürt koruyuculuğu iddialarının sonunu getirdi.

    PKK bölge için IŞİD’den daha tehlikeli çünkü PKK’nın kurmayı hedeflediği Komünist Kürdistan Devleti dört ayrı ülkenin topraklarında yer alıyor. PKK, KCK-TM ile Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda, PJAK ile İran’ın kuzeybatısında, PÇDK ile Irak’ın kuzeyinde ve PYD ile Suriye’nin kuzeyinde bu hedefine ulaşmaya çalışıyor. Bu hedefi içinde stratejisini önce demokratikleşme adı altında özerklik elde etme, sonrasında da bu özerk yönetimleri bir araya getirerek bağımsız bir devlet haline getirme üzerine kurmuş durumda.

    Unutulmamalı ki, Komünist PKK’nın önceliği kendi varlığını korumak ve hedeflerini gerçekleştirmektir. Kürt kardeşlerimizin güvenliği ve huzurunun onun için bir önemi yoktur. Bugün Kobani’de yaşananların tek sorumlusu PKK’dır. PKK, geçmişte Kürt kardeşlerimizin kendi aralarında birlik olmasını engellemiştir. Ayrıca Kürtlerin, ÖSO ile birleşerek Esed’e karşı savaşmasına da engel olmuştur. Kobani’yi koruyacağını iddia ederken, IŞİD tarafından sarılmasına da sessiz kalıp bölgeden ilk kaçanlar arasında yer almıştır.

    PYD, Suriye’de kendisine sağlanan serbestlik karşılığında Esed rejimin menfaatleri yönünde Kürt kardeşlerimize baskı yapmış; çıkardığı kanunlarla bölgede özgürlükleri kısıtlayarak, siyaseti baskı altına almıştır. PYD, sözde kantonlar dışındaki parti ve örgütlerle ilişki kurulmasını yasakladığı gibi aleyhte davrananları da para cezası, hapis cezası veya malvarlıklarına el konulması gibi yaptırımlarla tehdit etmiştir. Unutulmamalıdır ki PKK ve onun kollarının uğrunda savaştığı komünist bir toplumda "özgürlük" diye bir şey yoktur.

    Türkiye’de sahte özgürlük söylemleri kullanan PKK, bölgede gerek kendi gerekse Esed rejimi aleyhindeki gösterilere çok sert müdahalelerde bulunmuştur. Bu müdahalelere halkın üzerine direkt ateş açmak da dâhildir. Hatta Amude katliamının bilançosu en az 6 ölü, 50’den fazla yaralı gösterici ve gözaltına alınarak PYD tarafından işkenceye maruz kalmış Kürtler’dir.

    IŞİD’in bölge için bir tehlike olduğu doğru, ama 35 yıldır kan akıtan, kahpece arkadan vuran, gerilla stratejisi izleyen PKK bölgede IŞİD’den daha öncelikli bir tehlikedir.

    Bölgede şu an yaşanan gelişmeler oldukça dikkat çekici. Allah bir zalimi başka bir zalimle temizliyor. PKK kaçıyor, ağlıyor, çırpınıyor ama nafile. Allah, PKK için kimsenin tahmin edemediği bir son hazırlamış ve biz buna şahit oluyoruz.

    Türkiye Çözüm süreci nedeniyle PKK’ya toleranslı davranıyor ama terörist örgüt bunu akıllanmak, doğruyu görmek için değil, kendi yapılanmasını geliştirmek için bir imkân olarak kullanıyor. Bu nedenle Suriye’nin kuzeyinde öncelikli olarak PKK/KCK kontrolünde özerk bir yapının oluşmasının engellenmesi çok önemli. Bunun için güvenli bölge modeli çok akılcıdır. Dünya kamuoyu şunu çok iyi bilmeli ki Türkiye, PKK’ya yapılacak her türlü yardıma karşıdır ve bu yardımın hiçbir noktasında yer almayacaktır.

    Türkiye çok dikkatli olmalı. PKK gibi bir düşmanı varken IŞİD gibi bir örgüte konsantrasyonunu yoğunlaştırması çok tehlikeli sonuçlar doğurur.
  • Şu an haberi okuyan: 1 kişi var
  • Facebook: 28 gösterim
  • Twitter: 1 gösterim

  • Toplam Viral: 51 gösterim
  • Toplam Seed: 96 gösterim
  • Toplam Direkt: 1.912 gösterim
  • Viral Puan: 21,45