w world
world
@world · çevrimdışı
Güncel haberler
152 Haber 0 Yorum 38.704 Puan

Hakkında

Haberin doğru ve güvenilir adresi
  • Trabzon'a şehit ateşi düştü

    Trabzon'a şehit ateşi düştü ! PKK terör örgütünün Şırnak ve Silvan'da polise düzenlediği iki saldırıda 3 polis memuru şehit oldu, 6 polis memuruyla bir sivil vatandaş yaralandı. İlk saldırı bugün sabah saat 05.45'da düzenlendi. Şırnak'ta polis kontrol noktasına bomba yüklü araçla saldıran PKK teröristleri 2 polis memurunu şehit etti. Saldırıda 5 polis memuru da yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren 2 PKK'lı öldürüldü, kaçan diğer teröristleri etkisiz hale getirmek için  hava destekli operasyon başlatıldı. Hain saldırıda Trabzon'un Tonya İlçesi İskenderli Mahallesinden olduğu ifade edilen polis memuru Soner Yıldırım'ın da şehit düştüğü bildirildi.  Şehit polis memuru Yıldırım'ın, daha önce Zonguldak Kilimli'de görev yaptığı ve ardından Şırnak'a atandığı kaydedildi.  Ailesinin Trabzon Erdoğdu Mahallesinde oturduğu kaydedilen Şehit Soner Yıldırım'ın, babasının da 112'de ambulans şoförü olarak çalıştığı kaydedildi.  5 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ Şırnak'taki bombalı saldırının ardından başlatılan operasyonda çıkan çatışmada 5 terörist öldürüldü. Bombalı saldırı sırasında nöbet kulubesinde hasar meydana gelirken, olay yerinde bulunan akrep tipi 2 zırhlı araç kullanılmaz hale geldi. Hasar gören zırhlı araçlar, olay yerine getirilen vinçlerle Şırnak Emniyet Müdürlüğü kademesine götürüldü.  Patlama sonrası çıkan çatışma nedeniyle Şırnak-Uludere Karayolu trafiğe kapatılırken, bölgede başlatılan hava destekli operasyonlar sürüyor.

    13.09.2015 13:50
  • Uzman Mete Yarar: Teröristlerin 3'te 2'si öldü

    Uzman Mete Yarar: Teröristlerin 3'te 2'si öldü Güvenlik uzmanı Mete Yarar, Dağlıca'yı, PKK'nın Suriye'de öğrendiği yöntemleri ve hava operasyonlarını anlattı. Eski bir Bordo Bereli, güvenlik ve strateji uzmanı Mete Yarar, Hürriyet'e PKK'nın Suriye'de öğrendiği ve Türkiye'de devreye soktuğu yeni savaş yöntemlerini anlattı. Buna göre, terör örgütü PKK'nın dağlardaki savaşı şehirlere taşımasının sebepleri var. Ayrıca mafya hesaplaşmalarında bile kadın ve çocukların çatışmalardan uzak tutulmasına rağmen, PKK'nın asker ve polisi kadın ve çocukların yanında şehit etmesinin de bir amacı var.. İşte eski Bordo Bereli güvenlik uzmanı Mete Yarar'ın sözlerinden bazı bölümler: HAVA OPERASYONLARINDA DAĞ TAŞ MI VURULUYOR - "Hava operasyonlarında sadece dağı, taşı vuruyorlar" kanısı var toplumun bazı kesimlerinde... - Ben de bu sorunun cevabını bulabilmek için yerinde çekim yapmaya İncirlik'e gittim ve hava operasyonunun pir parçası olan bir tanker uçağına binerek havada beş saat kaldım. Operasyona katılan pilotlarla yüz yüze konuştum. Gizlilik sınırlarını aşmamak kaydıyla bazı görüntüleri izleme fırsatı buldum. SON 25 YILIN EN BÜYÜK HAVA HAREKATI Hava Kuvvetleri'nin teknolojik anlamda gelmiş olduğu nokta, dağın taşın vurulmasına müsade etmiyor. Geçen gün yapılan 100 uçaklık hava harekatı, son 25 yılın en büyük hava operasyonuydu. Ve Kandil'de bulunan 1500 kişilik aktif gücün üçte ikisi etkisiz hale getirildi. - Peki bu kadar başarılıysak Dağlıca baskını nasıl gerçekleştirildi. - Gelinen noktada teröristler, artık dağdan şehre inerek eylem yapmıyor. Şehirden dağa çıkarak yapıyor. PKK BUNU SURİYE'DE ÖĞRENDİ, DUYGUSAL KOPUŞ İSTİYORLAR - PKK, güvenlik görevlilerini eşi ve çocuklarının yanında öldürerek ya da uykudayken kafalarına kurşun sıkarak neyi hedefliyor. - PKK terör örgütü, Suriye'de yalnızca bomba yapmayı öğrenmedi. Başka bir şeyi daha fark etti. O da; bir yerin hakimiyetini sağlamak için askeri gücün yetmediği ve asıl bölünmenin duygusal kopuşlarla olduğu gerçeği.. Bu yüzden de insanların canını acıtan, travma gerçekleştirecek ve duygusal kopuşlara yol açacak kahpece saldırılara başladı. Son zamanlardaki eylemlerin temel amacı, toplumun sinir uçlarını harekete geçirmektir. PKK MAFYANIN ÖTESİNE GEÇTİ Mafyanın kendi arasındaki savaşlarda bile kadınlar ve çocukların dışarıda tutulduğu bir gerçekken, PKK mayfanın da ötesine geçti.

    12.09.2015 23:13
  • Milli Görüş'e 26 Milyon Euro'luk Dava

    Milli Görüş'e 26 Milyon Euro'luk DavaAlmanya İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatı 26 milyon Euro yolsuzluk iddiasıyla yargılanacak. Köln Eyalet Mahkemesi savcılığın iddianamesini kabul ederek davaya izin verdi. Mahkeme dava tarihlerini belirliyor. İki hafta içinde dava tarihlerinin açıklanması bekleniyor. Davanın sanıkları Milli Görüş Teşkilatı eski başkanı Yavuz Çelik Karahan, Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü ve muhasip Ali Bozkurt. Üç yönetici sanık 11.3 milyon Euro kurban bağışı yolsuzluğu, 9.5 milyon Euro imamların sigortalarını ödememekle vergiden kaçınma ve 5.2 milyon Euro vergi kaçakçılığıyla suçlanıyor. Mahkeme üç ayrı davayı birleştirdi. Sanıklar nitelikli dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı ve vergiden kaçınma suçlarından yargılanacak. 15 YILA KADAR Nitelikli dolandırıcılık suçu Alman ceza yasasının 263. maddesine göre 6 ay ile 10 yıl arasında hapis cezası öngörüyor. Vergiden kaçınma suçunun cezası Alman ceza yasasının 266 A maddesine göre 5 yıla kadar hapis. Vergi kaçakçılığı konusunda ise Alman Yargıtay'ın kararı var. Bu karara göre 1 milyon Euro'yu aşkın vergi kaçakçılığında ceza tecil edilemiyor ve hapis cezası şartı var. Bu durumda bir milyonu aşkın vergi kaçakçılığı en az 2 yıl hapis cezasıyla başlıyor. Sanıkların üç suçtan 15 yıla kadar hapis talebiyle yargılanması söz konusu. SORUŞTURMA 6 YIL SÜRDÜ Almen istihbaratının gözetimindeki Milli Görüş Teşkilatı şubelerine Köln Savcılığı'nın talimatıyla 2009 yılı sonlarına doğru Almanya çapında baskınlar düzenlendi. Baskınlara bağışlarda dolandırıcılık, zimmete para geçirme, imamların sosyal sigortalarını ödememe ve vergi kaçakçılığı şüpheleri gerekçe gösterildi. Almanya'nın 17 kentinde 26 Milli Görüş şubesine düzenlenen baskınlarda çok sayıda belgeye el konuldu. Köln Savcılığı bu belgeler ışığında Milli Görüş hakkında üç ayrı soruşturma başlattı. Birinci soruşturmada 2005-2009 yılları arasında 377 bin kişiden alınan kurban bağışlarının yüzde 30'nun akibeti araştırıldı ve yaklaşık 11.3 milyon Euro kurban bağışının amaç dışı kullanıldığı belirlendi. İkinci soruşturmada ise Milli Görüş Teşkilatı, çalıştırdığı imamların hastalık ve emeklilik primlerini ödemeyerek, sigortalara 9.5 milyon Euro zarar vermekle suçlandı. Üçüncü soruşturmanın konusu ise 5.2 milyon euro vergi kaçakçılığı davasıydı. Soruşturma yaklaşık 5 yıl sürdü. Köln Savcılığı üç soruşturma üzerine hazırladığı iddianameyi Köln Eyalet Mahkemesi'ne geçen yıl sunarak, dava açtı. İddianameyi inceleyen Eyalet Mahkemesi davaya izin verdi.

    11.09.2015 18:30
  • Ladin ile ilgili şok iddia!!

    Amerikalılar Yalan Söyledi! -Ladin'in Eşi Gerçeği Açıkladı- Obama'nın, Amerikalı haydutların Şeyh Usame bin Laden'i vurması açıklaması ve sonrasında orada gerçekte neler yaşandığına dair batı medyasında farklı spekülasyonların ortaya çıkmasıyla birlikte demokratik propaganda ve dezenformasyona maruz kalan insanlar, tüm bu hikayelerin güvenilirliğiyle ilgili şüpheye düştüler. Açıktır ki Amerikalıların arzusu, Şeyh Usame'nin son anlarını O'nun geçmişi ve karakteriyle uyuşmayan son derece olumsuz bir şekilde sunmaktı. Bin Laden'in cesedinin fotoğraflarının ve videosunun yayınlanmasını yasaklayan Amerikalıların, O'nun cesedini İslami kurallara uygun bir şekilde denize gömdükleri iddiası, Amerikalıların yalan söyledikleri şüphesini daha da güçlendirdi. Belli ki, Şeyh Usame bin Laden'in meskenine yapılan baskın ve O'nun katledilmesiyle ilgili sızdırılan ve röportajlarda, TV Showlarında ve kitaplarda periyodik olarak işlenen "Gizli Bilgiler", gerçeği kesinlikle yansıtmıyordu. En son dezenformatik sızıntı ise, geçtiğimiz günlerde El Kaide liderinin şahsi korumalığını yaptığı iddia edilen Abdüllatif isimli birinin, Bin Laden'in yanından hiç ayırmadığı patlayıcı kemeriyle istişhadi eylem yaptığını iddia etmesiydi. Ancak bu versiyon da yanlıştır ve Şeyh Usame'nin şehadeti hakkındaki gerçeği gizlemek amacıyla yayılmıştır. Peki, Pakistan'ın Abbutabad kentinde 2 Mayıs 2011 günü gerçekten ne olmuştu? Bu soru, Şeyh Usame bin Laden'in şehid edildiği evine yapılan baskın esnasında kendisiyle birlikte olan Yemen asıllı eşi Emel Seda tarafından cevaplandı (bu haberin yayınlanmasından sonra link, Twimail site yönetimi tarafından silindi fakat metin, YouTube'a yayınlandı ve şu ana kadar kaldırılmadı). Emel es-Seda, Şeyh'in şehadetinin gerçek hikayesini anlattı ve cesedinin ortadan kaybolmasının sırrını ortaya çıkardı: Saldırı başlayıp askerler helikopterlerden atlamaya başladıkları zaman, o anda evde bulunan kardeşler onlarla çatışmaya girdiler. Çatışma çok ağır ve sarsıcıydı. Evimize saldıranlar, Amerikan ve Pakistan askerleriydi. Onlar beraber hareket ediyorlardı. O kadar çoklardı ki bir anda hepsi de avluyu ve evi sarmışlardı. Saldırı anında Usame, kendi odasındaydı. Derhal bir silah aldı ve pencereye koştu. Çatışmanın ilk dakikalarında yüzüne bir mermi isabet etti ve hemen oracıkta şehid oldu(inşallah). Ve bu, Şeyh için Allah'ın bir lütfu idi. Biraz sonra Amerikalılar, odaya girdiler ve Şeyh'in cansız bedenini buldular. Cesedi alıp evin dışına çıkardılar ve Amerikan deniz piyadelerine ait bir helikoptere götürdüler. Helikopter havalandıktan bir müddet sonra çok şiddetli bir patlama oldu. Muhtemelen isabet almıştı. Helikopterin parçaları her tarafa yayıldı. İçindeki herkes öldü ve parçaları etrafa dağıldı. Aynı şey Şeyh'in cesedine de oldu. Amerikalılar, zaferlerini tüm dünyada kutlamak için O'nun cesedini göstermek istiyorlardı fakat Allah(s.v.t.), onların bu planlarını alt üst etti. Allah, Şeyh'in cesedini bile onlardan aldı. Onlara hiçbir şey bırakılmadı ve bu yüzden, O'nun cesedinin denize gömüldüğü hikayesini uydurmak zorunda kaldılar. Allah, O'nu bu dünyada iken de öldükten sonra da düşmanlarından korudu. Allah O'nun şehadetini kabul etsin ve kendisine cennette en yüksek dereceleri nasip etsin! Bu hikayeye ilaveten şunu da hatırlatmak isteriz ki; Amerikalılar, Abbutabad'daki bu olaydan bir müddet sonra, Ağustos 2011'de, Fox TV aracılığıyla Afganistan İslam Emirliği'ne bağlı mücahidlerin içerisinde El Kaide liderine yönelik düzenlenen operasyona katılan "6.Tim"e ait bir helikopteri vurdukları bilgisini vermişlerdi. Bu olayda 22 SEAL üyesinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı. Başkan Obama, ölen askerlerin arkadaşlarına ve ailelerine başsağlığı dilemişti. Muhtemeldir ki bu sızıntı, 2 Mayıs 2011 gecesi Abbutabad'da Şeyh Usame bin Laden'in cesediyle birlikte ölen Amerikan askerlerini gizlemek için bir girişimdi.

    11.09.2015 02:02
  • GEBZE’DE NELER OLUYOR?

    GEBZE’DE NELER OLUYOR? Gebze’de her geçen gün terörü lanetleme protestoları devam ediyor.Bu akşam da vinç ve kamyonlar sokağa indi.. Gebze’de bu akşam saatlerinde E-5 Karayolu Anibal Kavşağı İstanbul istikametinde eylem yapıldı.Ağır vasıta diye tabir edilen vinç ve kamyon sürücüleri Karayolunu trafiğe kapattı.Kilometrelerce oluşan kuyruk sonrasında dakikalarca kornolar eşliğinde terör ve saldırılar lanetlendi.Daha sonra araç ile sürücüler  E-5 Karayolu Anibal Kavşağı İstanbul istikametinden olaysız bir şekilde ayrıld

    09.09.2015 23:36
  • Selahattin Demirtaş hakkında 2 ayrı soruşturma başlatt

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında 2 ayrı soruşturma başlattı. HDP heyeti durduruldu Açıklamada, Demirtaş'ın bugün yaptığı basın açıklamasının suç unsuru içerdiği iddia edildi. "Türk milletini, devleti, devletin kurum ve organlarını alenen aşağılamak" suçundan soruşturma izni verilmesi ve dokunulmazlığın kaldırılması talebiyle Adalet Bakanlığı'na fezleke gönderildi. İkinci soruşturmanın gerekçesi ise, "Cumhurbaşkanı'na hakaret, suça tahrik ve terör örgütü propagandası yapmak" olarak gösteriliyor. Başsavcılık'tan yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi: "09/09/2015 tarihinde HDP Eş Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Selahattin Demirtaş tarafından Diyarbakır ilinde yapılan basın açıklaması içeriğindeki beyanlarının suç unsuru içermesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığımızca 2015/30431 ve 2015/30432 sayılı soruşturmalar başlatılmakla, Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen 2015/30431 soruşturma dosyası "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyet Devletini, Devletin Kurum ve Organlarına Alenen Aşağılamak" suçundan, Türk Ceza Kanunu'nun 301/1,4 maddeleri suçundan, Anayasanın 83'ncü maddesi uyarınca "Soruşturma İzni Verilmesi" ve "Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması" talebi ile Adalet Bakanlığı'na fezleke ile gönderilmekle, Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen 2015/30432 soruşturma dosyası "Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etmek (Türk Ceza Kanunu'nun 214/1 maddesi), Cumhurbaşkanına Hakaret (Türk Ceza Kanunu'nun 299/1,2,3 maddeleri), Terör Örgütü Propagandası Yapmak (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2 maddesi)" suçlarından, Anayasanın 83'ncü maddesi uyarınca "Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması" talebi ile Adalet Bakanlığı'na fezleke ile gönderilmiştir"

    07.09.2015 23:53
  • Dağlıca'da Şehit Edilen 16 Askerin Kimliği Belli Oldu

    Dağlıca'da Şehit Edilen 16 Askerin Kimliği Belli Oldu Dağlıca'da PKK'nın hain saldırısında şehit olan askerlerin kimlikleri ve memleketleri belli oldu. Hakkari'nin Yüksekova İlçesi Dağlıca kırsalında PKK'lı teröristler yola yerleştirdikleri patlayıcıları, Dağlıca Tabur Komutanlığı'ndan operasyona gitmek üzere ayrılan askeri iki zırhlı aracın geçişi sırasında patlattı. Genelkurmay Başkanlığı, yaptığı açıklamada 16 askerin şehit, 6 askerin de yaralı olduğunu duyurdu. 16 şehidin isimleri ve memleketleri şöyle: (Rütbe ve isim/Doğum tarihi/Memleket) Piyade Kurmay Yarbay İlker Çelikcan / 1976 / Erzurum-Olur Piyade Çavuş Tolga Artuğ / 1991 / Iğdır Muhabere Uzman Onbaşı Özgür Yatakdere / 1993 / Manisa-Salihli Piyade Er Adnan Ergen / 1990 / Muğla-Seydikemer Piyade Er Uğur Yıldız / 1987 / Tokat-Erbaa Piyade Er Resul Coşkun / 1992 / Konya Kadınhanı Piyade Onbaşı Fatih Duru / 1988 / Çanakkale-Ezine Piyade Er Cihan Aksarı / 1988 / Düzce Piyade Uzman Çavuş Tayfur Hançer / 1990 / Ardahan-Göle Topçu Uzman Çavuş Tuğrul Köseoğlu / 1987 / Konya-Ereğli Piyade Er Muharrem Öksüz / 1995 / Konya-Karatay Astsubay Kıdemli Çavuş Cemre Salih Gözen / 1990 / Mersin-Tarsus Bakım Üstçavuş Okan Taşan / 1988 / Erzurum-Şenkaya Bakım Uzman Çavuş Harun Saltalı / 1986 / Kahramanmaraş- Andırın Bakım Astsubay Çavuş Deniz Göçkün / 1992 / Balıkesir-Karesi Bakım Astsubay Mustafa Özdemir / 1992 / Bilecik-Bozüyük

    07.09.2015 22:59
  • Yarbay 'Şehitlerimi bırakamam' diyerek gitmiş

    Yarbay 'Şehitlerimi bırakamam' diyerek gitmiş Dağlıca'daki pusuda şehit olan askerlerin arasında Tabur Komutanı Yarbay İlker Çelikcan da vardı. 39 yaşındaki şehit, geçen hafta 30 Ağustos'ta yarbaylık rütbesine terfi etmişti. Şehit Yarbay geride 2 çocuk bıraktı. Dağlıca Tabur Komutanı Çelikcan, askerlerinin şehit haberini alınca " Şehitlerimi bırakamam" dedi ve kobra tipi zırhlı araçla yola çıktı. Ancak Kurmay Yarbay İlker Çelikcan ve beraberindeki diğer askerler de pusuya düşürüldü. Hakkari Dağlıca'da şehit olan askerlerden Yarbay İlker Çelikcan'ın, haber tabura ulaşır ulaşmaz "Şehitlerimi orada bırakmam" deyip bölgeye gittiği öğrenildi. Kara Harp Okulu'ndan 1999 yılında mezun olan Çelikcan, bir süre Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görev yaptı. Bordo bereliyken kurmaylık sınavını kazandı ve geçen hafta da 30 Ağustos'ta yarbaylık rütbesine terfi etti. 39 yaşındaki Yarbayın Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki evinde yas var. Şehidin Erzurum'un Olur ilçesi'ne bağlı Köprübaşı köyündeki baba evi de acı haberle yıkıldı.. Evli ve 2 çocuk babası şehit askerin, eşi Malatya'da doktor olarak görev yapıyordu. Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Twitter hesabından şehit tabur komutanına rahmet diledi. Eski İçişleri Bakanı Efkan Ala da şehidin ailesini arayarak başsağlığı dileklerini iletti.

    07.09.2015 15:42
  • DAĞLICA'DA NE OLDU?

     DAĞLICA'DA NE OLDU?   Büyük bir çatışma… 400 kiloluk patlayıcı maddelerle tuzaklanmış menfezler… Mayınlı tuzağa düşen zırhlı araçlar… Ve ardından gelen şehit haberleri… Hala Türk Milleti kaç şehidinin olduğunu bilmiyor çünkü çatışma büyük, gece devam eden harekatın sonuçları ancak bugün ortaya çıkacak gibi görülüyor… Önce şunu bilelim; büyük çatışma demek, ne demek? Dağlıca olayında iki farklı çatışma yaşandı; ilki, konvoyun mayınlı tuzağa düşürülmesi, ikincisi ise çatışmadaki birliğe takviyeye gelen askerin de çatışmaya girmesi… Alınan bilgilere göre teröristlerin de Cudi eteklerinden inerek çatışmanın çapını genişletmesiyle durum vahim bir hal almış, dolayısıyla kısmi çatışma büyük çatışmaya dönüşmüştür. Büyük çatışmada doğal olarak birlikler araziye dağılır. Her unsur kendi cephesindeki teröristleri yok etmek için manevra yapar. Yani kimin nerede olduğunu bilmek zorlaşır. Büyük çatışmada yaralanan askerler acil tahliye edildiği için, kimliğini o anda tespit etmek zorlaşır. Büyük çatışmada şehit düşen varsa, onu arayıp bulmak zaman alır. Büyük çatışmada harekatın sonucunu bir anda vermek mümkün değildir çünkü yaralı askerler değişik hastanelerde, karakollardaki askerler değişik mevzilerde, olası şehitler de vatan toprağının bir köşesine sarılıp sonsuz uykuya daldığı için, birlik yoklamasını çıkarmak almak uzun zaman alır. Asker şehit düşmüştür ancak arazide henüz bulunamamıştır, onu buluncaya kadar aramak zorundasınız. O anda bu askerin şehit mi düştüğü ya da teröristler kaçırdı mı, bilemezseniz, bilemediğiniz için de bir açıklama yapamazsınız. Şu an Dağlıca’da harekatın devam ettiğini, hava şartlarının çok kötü olduğunu dikkate alırsanız, oradaki komutanlar için “Allah yardımcıları olsun” demekten başka elinizden bir şey gelmez. 12 Eylül 1992’de yaşanan Aktütün çatışması da böyleydi; iki askerimizi tam 36 saat aradık, sonunda vatan toprağının bir köşesine sarılıp sonsuz uykusuna dalıp gitmiş olduğunu gördük. Ama o arada o askerlerimizin ne olduğu yolundaki soruların hiçbirine cevap veremedik; Allah bu acıları kimseye yaşatmasın! Yani? Yani Genelkurmay Başkanlığı haklı; Dağlıca’da yaşanılan çatışmanın sonuçlarını bir anda kamuoyuna duyurması mümkün değildi, belki bu akşam sonuçlanabilir… Biz Türk Milleti olarak şu soruyu acilen sormamamız gerekiyor; Mehmetçik nasıl bu duruma geldi? İşte Dağlıca’nın yeri:   Haritaya dikkatli bakarsanız, Dağlıca ve Yeşiltaş’ın üç yönde zaten kuşatılmış olduğunu görürsünüz; güneyde Avaşin Barzani PKK bölgesi, güneydoğuda Çarçele PKK yurt için ini ve kuzeyde Cilo Dağı pkk ini. Bu çatışma olmasaydı da Dağlıca tehdit altındaydı, olsa da… Buradaki mesele; Avaşin’de kesin terörist varlığı bilinmesine rağmen, bu tehdidin yok edilmesi için HÜKÜMET neden sınır ötesi harekatı yaptırmadı?Ayrıca Cilo Dağı ve Çarçele’deki terörist tehdidi bilinmesine rağmen HÜKÜMET bu tehditlerin yok edilmesi için neden yurt içi özel harekatı yaptırmadı? SADECE BU NEDENLERLE HÜKÜMET DAĞLICA ŞEHİTLERİMİZİN SORUMLUSUDUR! Şimdi durum nedir? Bu akşam muhtemeldir ki Dağlıca’da kaç şehit kaç yaralımız olduğunu öğreneceğiz. Bunun yanında kaç teröristin öldürüldüğünü de öğreneceğiz. Ardından şehit törenleri gelecek… Devlet erkanı bu törenlere katılacak… Ve ardından şehitlerimizin dramlarını okuyup üzüleceğiz, ağlayacağız… Şimdiye kadar hep böyle oldu… PEKİ SONRA NE OLACAK? Bölgedeki tehdit bitti mi? HAYIR! İşte size pkk terör örgütünün yurt dışı inlerini gösterir harita:   Haritaya dikkatlice bakarsanız şu an PKK’nın Hakurk, Basyan, Avaşin veZap inleriyle hala Şemdinli, Çukurca, Dağlıca, Hakkari kuşatma altında. Öte yandan yurt içindeki dağlık arazilerde teröristlerin geçici inleri var ve bu teröristler hala oralarda. Bir de buna şehir içindeki adı YDH olan teröristleri ekleyiniz; şu an Doğu ve Güneydoğu hala ağır ve yakın bir tehdit altındadır; siyasetin terörle mücadelesi bırakın pkk’ya darbe vurulmasınU

    07.09.2015 15:15
  • Blitzmarathon in Hamburg

    Am Donnerstag den 16. April 2015 beginnt um 6:00Uhr bis 24:00Uhr der 3. bundesweite und der 1. europaweite Blitzmarathon in Hamburg. Auch dieses Jahrs sind auch wieder Straße in und um Finkenwerder betroffen. Die Polizei steht auf dem Finkenwerder Landscheideweg und auf höhe der Ostfrieslandstraße 91 (Die dortig Schule bzw. gegen über der Aral Tankstelle). Dazu steht die Hamburger Polizei noch auf der Finkenwerder Straße/Köhlbrandbrücke. Hier nochmal die drei "Kontrollstellen" in und um Finkenwerder: Finkenwerder Landscheideweg Ostfrieslandstraße 91 Finkenwerder Straße/Köhlbrandbrücke

    14.04.2015 23:35
  • Hakkında

    Haberin doğru ve güvenilir adresi