w world
world
@world · çevrimdışı
Güncel haberler
152 Haber 0 Yorum 38.708 Puan

Hakkında

Haberin doğru ve güvenilir adresi
  • An Air Canada aeroplane "exited" the runway while landing at Halifax airport, the airline says.

    The A320 Airbus was carrying 133 passengers and five crew. A total of 23 were taken to hospital for observation and treatment for minor injuries. Flight AC624 from Toronto arrived shortly after midnight (04:00 GMT) and reportedly hit a power pylon after landing. There were stormy conditions at the time, with snow on the ground. Power at Halifax Stanfield International Airport was knocked out but Nova Scotia Power says that it has been restored. Passengers said the plane skidded on its undercarriage before coming to a stop. Randy Hall told Associated Press: "We were just coming in to land and there was a big flash. The plane came down, bang! It jumped up in the air again." Businessman Mike Magnus told the agency: "It was so chaotic at the time. I'm pretty sure the landing gear broke. The engine on my side popped off." Passengers were taken from the plane immediately but had to stand on the tarmac in the snow until buses arrived. Eighteen of the people taken to hospital have already been released. Peter Spurway, a spokesman for Halifax Stanfield, said two people had required "urgent care".

    30.03.2015 00:43
  • Almanya'nın Frankfurt kenti savaş alanı

    Frankfurt sabah saatlerinden itibaren savaş alanına döndü. Avrupa Merkez Bankasını protesto eden kalabalığa Alman polisi sert müdahale etti. Olaylarda çok sayıda araç yakılırken 500'ün üzerinde yaralının olduğu belirtildFrankfurt'taki gösterilerde birkaç saat içerisinde tam 350 gösterici göz altına alındı. Uluslararası haber ajansları, polis araçlarının ateşe verildiği görüntüleri servis ederken, göstericiler durumun medyaya yansıyandan daha vahim olduğunun altını çiziyor. Eylemi görüntülemeye çalışan Lidia Pedro adlı kadın gazeteci, Alman polisinin habercilere saldırdığını söyledi. Twitter hesabından olayları anlatan kadın gazeteci,“Frankfurt’ta polis basına saldırıyor, nerede basın özgürlüğü” mesajını paylaştı. GÖSTERİCİLERE SERT MÜDAHALE Sokaktaki kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz, boya ve tazyikli su kullanan Alman polisi, birkaç saat içerisinde uyguladığı sert yöntemlerle tam 350 göstericiyi göz altına aldı. Çok sayıda araç yakılırken 500'ün üzerinde yaralının olduğu belirtildi. Alman medyası da polisin sert müdahalesini görmezden geldi. Bild gazetesi manşetinde yanan polis araçlarını ve maskeli göstericileri yayınladı, “yakıp, yıktılar” ifadelerini kullandı. Alman basını gibi uluslararası haber ajansları da Frankfurt’ta sadece göstericilerin polis araçlarına yönelik eylemlerini servis etmeyi tercih etti. Avrupa Merkez Bankasının karargahı Frankfurt’ta bulunuyor. Bugün ise 13 milyar dolar maliyetle tamamlanan yeni merkez binasının açılışı yapılacak. Almanya’da kapitalizm karşıtı gruplar, Avrupa Merkez Bankasına şiddetle karşı çıkıyor. Hem Almanya’daki ekonomik şartlar hem de hükümetlerin halka yönelik sık sık uyguladıkları kemer sıkma politikaları Avrupalıları sokağa sevk ediyor. Almanya Frankfurt’taki Avrupa Merkez Bankası binasının açılışı da, ekonomik şartların ağır olduğu ve kemer sıkma politikalarının uyguladığı bir dönemde, yüksek maliyeti nedeniyle, halkın tepkisini çekiyor. Aslında sadece Almanya değil son dönemde Avrupa’da bir çok başkentte hükümetler karşıtı gösteriler düzenleniyor. Macaristan’ın Başkenti Budapeşte’te geçtiğimiz Pazartesi günü binlerce kişi ekonomik şartlar nedeniyle hükümeti istifaya çağırdı. Aynı gün Fransa’nın başkenti Paris’te hükümetin sağlık reformunu protesto eden doktorlar, hükümetin istifasını isteyerek, gösteri düzenledi. Paris’te geçen hafta da çevrecilerin protestosu vardı, iktidar karşıtı gösteride Fransız polisi, eylemcilerin üzerine köpek salmıştı.

    19.03.2015 02:20
  • 10 Gündür Kendisinden Haber Alınamayan Rus Lider Putin’in Umre'de Olduğu Ortaya Çıktı

    Kazakistan gezisi, Rus İstihbarat Teşkilatı ile yapacağı toplantılar da dâhil birçok programını iptal ederek ortalıktan kaybolan Putin'in Umre’ye gittiği ortaya çıktı. Rus halkı bir hafta önce Müslüman olduğu iddia edilen liderleri Putin’in nereye kaybolduğu endişesini taşırken bugün aldıkları haberle adeta şok geçirdiler. Dmitry Peskov: “Endişelenecek Bir Şey Yok”Tüm dünya, programlarını iptal edip sessiz sedasız ortalıktan kaybolan Rus liderin nereye gitmiş olabileceğini tartışırken ilk resmi açıklama da Rusya Devlet Başkanı Putin’in basın sözcüsü Dmitry Peskov’dan geldi. “Endişelenecek bir şey yok, Başkanımız Hicaz’da” diyen Peskov, Putin’in Müslüman olduktan sonra ilk yapmak istediği şeyin Kâbe ziyareti olduğunu, Hacı adayları sırasına girip vakit kaybetmek istemediği için de Umre’yi tercih ettiğini sözlerine ekledi."Hepimize Koku ve Tespih Getirecek!"Konuyla ilgili ayrıntılı bir basın toplantısı düzenleyeceğini belirten Peskov: “Şimdilik şu kadarını söyleyeyim, Başkan Putin şu an Medine’de. Kendileri tavaf vazifesini ve diğer vecibelerini yerine getirip Mescid-i Nebeviyi ziyarete geçmiştir. Bu sabah görüştüğümüzde, Kremlin çalışanlarına koku ve teşbih getireceğini söyledi. Ben ayrıca misvak ve takke de getirmesini rica ettim.” Sözleriyle birkaç gündür yaşanan belirsizliğe bir nokta koymuş oldu.Patrik Bartholomeos “Gidene Kal Diyemem, Giden Gitmiştir Zaten!”Öte yandan Putin’in Müslüman olduğu haberi tüm İslam dünyasında sevinç gösterilerine sebep olsa da Hristiyan dünyasında tepkiyle karşılandı. Ortodoks dünyasının Ruhani lideri Patrik Bartholomeos, Rus liderin İslamiyet’e geçişi hakkında Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Gidene kal diyemem, giden gitmiştir zaten ama şunu söylemeden de geçemem, giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir” diyerek Putin’e duyduğu sitemi dile getirdi. Patrik'in attığı bu tweet Katolik Lider Papa Francis'ten de destek gördü. Bartholomeos'un bu tweetinin, Papa'nın da retweet etmesiyle şu ana kadar 12 bin kez paylaşıldığı belirtiliyor.Putin’e Yeni İsim: Valid Emir BahattinYeni Şafak Gazetesi’nin “Pu-Din” yakıştırmasının ardından Türk basınındaki kötü mizahın malzemesi olmak istemeyen Rus Başkan İslamiyet’e intisap eden birçok Gayrimüslimin yaptığı gibi ismini değiştirme kararı aldı. Alacağı ismin sahabe dönemini çağrıştırmasına özen gösteren Putin için “Valid Emir Bahattin” seçeneği öne çıkıyor. Konuyla ilgili daha geniş bilginin ise Basın Sözcüsü Peskov tarafından önümüzdeki günlerde paylaşılacağı bildirildi.Silah Ticaretinden Umre Seyahatine Uzanan Bir Hayat!İslamiyet’e ve İslam Coğrafyasına olan ilgisi siyasi hayatının ilk yıllarına kadar dayandığı belirtilen Putin’in Müslüman halkların neredeyse tamamına silah temin ettiği biliniyor. Rus liderin savaşa ve silahlara karşı özel ilgisi nedeniyle kendisini Müslümanlara daha yakın hissetmiş olabileceği dünya basınında tartışılırken bugünden sonra takınacağı tavır merak konusu olmaya devam ediyor. Putin’in silah ticaretinden Umre seyahatine uzanan hayatının ise bundan sonraki günlerde epey ilgi çekeceği tahmin ediliyor.Müslüman Putin’den İlk İcraatlar!Rus Basını Putin'in Müslüman olduktan sonra yapmayı planladığı icraatları tartışmaya başladı. Kremlin kulislerinden edinilen duyumlara göre Valid Emir Bahattin’in ilk icraatları arasında şunların olacağı tahmin ediliyor:- Rus kızlarına kapanmanın öneminin küçük yaşlardan itibaren anlatılacağı sisteme geçilecek.- Votka kademeli olarak yasaklanacak ve bu süreçte Rusların milli içkisinin Boza olduğu hatırlatılacak.- Yanında eşi olmayan Rus kadınların Türkiye'ye gitmesini yasaklanacağı gibi, Rusya'ya da Türk inşaat işçisi sokulmayacak.- Rusya kendi Nihat Hatipoğlu’sunu yetiştirinceye dek, haftada en az bir kez program yapması için Hatipoğlu Moskova'da ağırlanacak. Gelmek istemez ise devreye KGB sokulacak.- Rusya'da mesailer, namaz saatlerine göre ayarlanacak. Ülkenin batısı ve doğusu arasında 9 saat fark olması nedeniyle bu işlem yavaş yavaş yapılacak.- Ukrayna'ya karşı verilen Kırım mücadelesi cihat kapsamına alınacak. Gerekirse IŞİD'den destek istenecek.- Sarışın, renkli gözlü, uzun boylu olması nedeniyle Tuğçe Kazaz, en güncel dini inancı kontrol edildikten sonra eğer hala Müslüman ise Rus kadınlarına örnek teşkil etmesi için Moskova'ya transfer edilecek.- Kremlin Sarayı modifiye edilerek dünyanın en büyük camisi haline getirilecek.- Rusya'nın Avrupa Birliği'nde olmaması, bu oluşumun bir Hristiyan Birliği olmasına bağlanacak.- Mitinglerde İnşallah, Maşallah, Evelallah'ın etkili kullanılması için AKP danışmanlarından fikir alınacak.

    18.03.2015 21:27
  • İbrahim Tatlıses öldü

    İbrahim Tatlıses'ten hayranlarını üzecek haber. Amerika'da Miami'de ameliyat olan İbrahim Tatlıses'in durumuyla ilgili kritik bir haber geldi. Tatlıses'in ameliyattan sonraki 72 saatlik kritik süreçte uyandırılamadığı belirtildi. Sanatçı 4 saat süren ameliyatın ardırdan yoğun bakımda uyutulmuştu. Amerika ’da yeniden ameliyat olan İbrahim Tatlıses, hâlâ yoğun bakımda. 9 Mart Pazartesi günü Amerika Birleşik Devletleri ’nde Miami’deki bir hastanede beyin ameliyatı geçiren Tatlıses’in 72 saatlik kritik süre içinde uyandırılamadığı öğrenildi.

    17.03.2015 00:59
  • Endonezya Malezya stunt uçağı düştü

    LANGKAWI-14.00 Yerel Saatlerinde Uluslararası Havaalanı, Langkawi den ucan ucaklar, Malezya, akrobasi KT-1B Jüpiter takımi iki akrobasi ucagi dört pilot bulunuyordu Hava Kuvvetleri hemen arama kurdarma ekipleriyle olay yerine inmisdir Malezya stunt uçağı pilotu için arama kurtarma helikopteri ile birlikte oluşan bir ekip gönderdi. Bölümü yangın ve kurtarma ekipleri uçağı blazed yangın söndürmek için konuşlandırıldı. Olay sonucunda dört pilot hastaneye kaldirildi Pilotlarin durumu agir,

    14.03.2015 22:25
  • DİTİB Merkez Köln Camisi’ne mimar şifresi

    Almanya’nın Köln kentinde olaylı bir şekilde yapımı devam eden DİTİB Merkez Camisi’nin Alman mimarı Paul Böhm’ün cami projesini çizerken Hıristiyanlığa ait haç sembolleri kullanıp komplo kurmakla suçlandığı iddia edildi. Die Welt Gazetesi’nde yer alan yazıda, DİTİB’in iki binin üzerindeki inşaat hatasının yanı sıra Böhm’ün Almanya’nın ortasında kurulan İslam Merkezi’ne gizlice eski Yunancada “İsa” anlamına gelen PX işaretini koyduğu için işine son verilmek istendiği öne sürüldü. Hicivli bir dille kaleme alınmış yazıya göre iki ayrı bölmeden oluşan kubbe için Hıristiyanlığın erken sembollerinden balığa benzetilebilirdi. Mimar Prof. Paul Böhm, geçen hafta, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nin kendisi hakkındaki suçlamaları yanıtlamak amacıyla Neumarkt’ta Alman Mimarlar Birliği’nden Rheinhard Angelis, Böhm Mimarlık Bürosu Proje Yöneticisi Martin Amme ve Avukatı Frank Siegburg ile bir toplantı düzenlemişti. Toplantıda inşaat halinde olan ve tamamen bitmemiş bir yapıda ufak tefek hatalar bulunmasının normal olduğunu ve bir bilirkişi tutularak rapor tutulmasını anlayamadıklarını ifade eden Proje Yöneticisi Martin Amme, “Hatta inşaata başlanmadan önce sunulan proje çizimi üzerinde Ankara’dan gelen talimat üzerine değişiklikler yapıldı. Gerekçe olarak caminin görünüşünün üstten kesitinin kağıda döküldüğünde Paul Böhm’ün isminin baş harfinin ortaya konulduğu, haçlı seferlerinde kullanılan haç ve Hıristiyanlık alemi için İsa anlamına gelen PX sembollerinin kullanıldığı gibi iddialarda bulundular. Bunun gerçek payı olmadığını ve spekülasyon yapıldığını belirterek, isteklerinin doğrultusunda projede değişiklikleri gerçekleştirdik” dedi. DİTİB, iddialar hakkında bir yorum yapmadı. Camiye Hıristiyan semboller mi gizlediler Avrupa’nın en büyük camisi olması beklenen Köln Camisi’nin mimarı Alman Paul Böhm’ün işine son verilmesi Dan Brown’un Da Vinci Şifresi isimli kitabına benzer komplo teorilerine yol açtı. Welt Gazetesi, Alman mimarın, camiye Hıristiyan semboller eklediği gerekçesiyle işine son verildiğine dair söylentiler bulunduğunu yazdı. Kilise inşaatıyla ödül almıştı Almanya’nın en ünlü mimarları arasında yer alan Paul Böhm, 2006 yılında Köln’de inşa edilecek olan DİTİB Merkez Camii için açılan projeyi kazandı. Bonn’da Alman Posta İdaresi’nin binasının inşaatında birincilik ödülü aldı, Potsdam’da Hans Otto Tiyatrosu’nun inşaatı, Köln’de St. Theodor Kilisesi’nin yapımında yine birincilik ödülü aldı. Wünsdorf’daki Multiversa Kilisesi ile ikincilik ödülüne layık görüldü. Bilgi notu Da Vinci Şifresi kitabında Kutsal Kase diye anılan Hıristiyanlığın en büyük sırrının peşine düşen roman kahramanları, dini mekanlara gizlenmiş şifreleri çözerek Hz.İsa’nın sülalesiyle ilgili sırra ulaşmaya çalışıyordu.

    25.02.2015 13:05
  • Engizisyon Mahkemeleri Nedir? 1203

    Engizisyon mahkemeleri, Ortaçağ’ da uyguladıkları akla mantığa sığmayacak yöntemlerle uyguladıkları işkencelerle hafızalarda derin izler bırakmışlardır. Engizisyon mahkemeleri, Ortaçağ Avrupası’ nda kurulan katolik kilisesinin dini inançlara karşı gelenleri cezalandırmak amacıyla kurduğu kilise mahkemeleridir. Engizisyon mahkemeleri ile katolik kilisesi dini inançlara karşı gelmeleri, katolik kilisesinin uygulamalarına karşı gelmeyi engellemeyi amaçlamıştır. Kilisenin baskıcı düşünce sistemine karşı çıkılması engellenmek istenmiştir. Karşı çıkanlar en ağır cezalara çarptırılarak çeşitli işkenceler uygulanmıştır. İlk Engizisyon Mahkemesi, 9.Grogory tarafından 1203 yılında Fransa da Toulouse da kilise ve dine hakaret edenleri engellemek ve cezalandırmak amacıyla kurulmuştur. 4367_4Engizisyon Mahkemeleri, kilisenin başkanlığında toplanırdı ve kilisenin öğretilerine karşı çıkanlar ağır cezalara çarptırılmıştır. Bir nevi insanlar çeşitli işkencelerle korkutularak kilisenin kararlarına karşı çıkmaları engellenmeye çalışılmıştır. Kimse kilisenin öğretilerine karşı çıkmayı göze alamazdı. Çünkü çok ağır cezalar verilir ve acımasızca akla hayale gelmeyecek işkenceler uygulanırdı. Engizisyon Mahkemeleri, uyguladıkları acımasız işkence yöntemleriyle uzun yıllar hafızalardan silinmemişlerdir. Akla mantığa sığmayacak işkence yöntemleri mevcuttu; hatta suçlu bulunan kişi ölmüşse mezarından çıkarılarak işkence edilebileceğine inanılırdı. 4367_1 Engizisyon Mahkemeleri, gerek kararlarıyla gerekse dini gücüyle Avrupa’ da uzun yıllar adından bahsettirmiştir. Uzun yıllar insanların korkulu rüyası haline gelmiştir. Engizisyon mahkemelerinin uyguladığı birçok işkence yöntemi mevcuttu. Tabi bu yöntemler arasında en korkutucu olanı ve adından en çok bahsettireni; “BÖĞÜREN BOĞA” yöntemidir. Bu yöntemde suçlu; metalden yapılmış boğanın karnına konuyor ve ateşe tutularak canlı canlı yakılarak öldürülüyordu. Bu yöntemde suçlu bulunan kişi çok büyük acılar çekerek yavaş yavaş bağıra bağıra can vermekteydi. Boğarak öldürme, kırbaçlayarak öldürme, aç ve yırtıcı hayvanların önüne canlı canlı atılarak öldürme gibi aklınıza gelebilecek tüm işkence ve ölüm çeşitleri engizisyon mahkemelerinde uygulanmaktaydı. Canlı canlı testereyle suçluyu ortadan ikiye ayırmakta, Engizisyon mahkemelerinin uyguladıkları yöntemlerden biriydi.

    25.02.2015 11:32
  • MİT'e Trabzonlu müsteşar

    Milletvekilliği aday adaylığı için MİT Müsteşarlığı görevinden istifa eden Hakan Fidan’ın yerine Müsteşar Yardımcısı Trabzonlu İsmail Hakkı Musa’nın vekalet edeceği açıklandı. İSMAİL HAKKI MUSA KİMDİR? 1960 yılında Trabzon’un Araklı İlçesi Dağbaşı köyünde doğdu. Evli, iki çocuklu olan İsmail Hakkı Musa orta ve yüksek okul eğitimini yurt dışında tamamladı. Büyükelçi İsmail Hakkı Musa Fransızca ve İngilizce biliyor.- 1987- Nancy II Üniversitesi- Hukuk, İktisat ve İşletme Fakültesi, Siyasi İktisat Bölümü mezunu - 1988- Nancy II Üniversitesi, Yüksek Lisans. - 2001-2008- Aynı üniversitede Kamu Hukuku/Topluluk Hukuku alanında doktora. Tez konusu: Sosyal Haklar ve AB’nin Anayasallaşma Süreci. Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’ın 1000. kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde Onur Madalyası verilen İsmail Hakkı Musa meslek hayatında sırasıyla bir çok önemli görevi başarıyla yürüttü.

    17.02.2015 16:38
  • İngilizlerin ve Cemaat'in Karanlık Oyunları

    Pekçok zaman olacakları ya KOD'layıp ya da başka bir paketin içine koyarak yazmaya çalıştım! Burası Türkiye çünkü! Hem bir takım şeyleri erken söylememek hem de yazmamak durumundaydık.. Çünkü Türkiye sevdalısı gibi görünen pekçok kişi aslında İNGİLTERE'ye çalışıyordu... Bunlar her yerde vardı! Devletimizin içinde en önemli koltukların etrafına bile dizilmişti. Bakış açımız bunları görmeyi engelliyordu! Çünkü bizler belirli bir organizasyon etrafında toplanmayı bilmiyorduk! Ama bu insanlar İngiliz modelinin içine hemen girip şeklen bize, kalben onlara yakın oluyordu! Iskalıyorduk! Yanılıyorduk! Bakın HSBC'yi, bu bankanın başında görev yapan hanımefendiyi ve el konulan bankaya verdiği desteği yazdım! UZAK gibi, imkansız gibi görünen ilişkiler çok ama çok yakındı! Bu banka ile el konulan banka arasındaki ilişkiye döneriz ama gelin önce ŞEYTAN ÜÇGENİ'ne gidelim... Bu ilişki ağını biraz daha açalım... Barzani elini güçlendirip Kuzey Irak'a tamamen hakim olduktan sonra Türkiye'ye "Gelin burada petrol arayın! Değerli bölgeler var! Geç kalmayın!" çağrısı yaptı... Yani zengin petrol yataklarını birlikte işletmeyi öneriyordu! Bu davet olumlu tepki bulmuş göründü! İlgili adımlar atıldı ve karşı taraftan cevap beklenmeye başlandı! Ancak o cevap aradan aylar geçmesine rağmen bir türlü gelmedi! Bir toplantı vesilesiyle İstanbul'da bir araya gelen iki taraf şaşkına döndü! Bizim heyetten biri "Niçin cevap vermediniz?" diye sorunca karşı taraf onlara ulaşan imzasız, iddiasız, eksik bilgilerle dolu olan talep yazısını gösterdi! Gerçekten durum can sıkıcıydı! Çünkü hiçbir talebimiz yoktu ortada! Adamlar da bizim istemediğimizi düşüyordu! Oysa Türkiye ORADA 6 çok önemli bölge için adım atmıştı! Ancak attığımız adım Erbil'den görülmemişti! Çok zengin bu 6 bölge için 20 milyon dolar ödeyip işe koyulacaktık! Ama olmadı! Rapor buharlaştı, kilo kaybına uğradı ve Barzani'ye gittiğinde içi boştu! Biz zaman kaybedince ya da kaybettirilince işin içine yabancılar girdi! EXXON gelip bu 6 bölgeyi çok daha pahalıya satın aldı. Elimizdeki fırsat uçuverdi! Ankara'da buna şaşıranlar da sevinenler de oldu! Bunun üzerine karşı atağa geçildi. Amerikalılar'la ortaklık yoluna gidildi! 20 milyon dolara almadığımız 6 önemli kuyuya 200 milyon dolar verdik! Niçin biliyor musunuz? Yüzde 20 ortak olabilmek için! Biz orada çok güçlü olmamıza rağmen Amerikalılar ile İngilizler devamlı kazanıyordu! Bizim elimizi içeriden TUTAN birileri vardı! Zaten Kuzey Irak petrolüne bakanlar ile Irak Merkezi hükümeti İNGİLİZLER'e sevdalıydı! Şu an için gelen ve boru hattından geçen petrolün VARİLİNDEN yüzde 4 alabiliyorduk! Şu ana kadar da yani bir yılda 42 milyon varil geçmişti! Tabii bu çok daha artacaktı! Ama şimdiden gözümüzü açmamız gerekiyordu! Ankara'da İngiliz ekolü ülkeyi bize bırakmak istemiyordu! Erdoğan'a bu nedenle saldırıyorlardı! Daha da geleceklerdi! Ekonomik ve siyasal iklimin değişmesini istemiyorlardı. İddiasız ve küçük Türkiye tercih nedeniydi! HSBC gibi bankalar yani Rothschild ailesinin yönettiği PARA mekanizması yapılar dünyada devlet ya da millet tanımazdı! Kendi egemenliklerine inanırdı. Osmanlı'yı yıkıp kendilerinin kullanacağı sistemi kuranlar da bunlardı! Müslümanlar'ı ve özellikle söz dinlemeyen TÜRKLER'i hiç sevmezlerdi! Ama dünya sadece onların da değildi! Cemaatlere, devletlere, istihbaratlara, ordulara, bankalara, hazineye girseler de karşılarında bir güç vardı! Ve o güç el konulan bankayı savunan HSBC'yi zor durumda bıraktı! 45 kral, devlet başkanı ve başbakanın hesabının olduğu ortaya çıktı, çıkarıldı! Biri bunlara "Sizin yaptıklarınızı biliyoruz!" mesajı veriyordu... 34 ülkeden binlerce kişi KARA PARA aklıyor ya da bu bankanın kol kanat germesiyle VERGİDEN kurtuluyordu! Türkiye'den 3 bin 105 müşteri vardı! Ele geçirilen daha doğrusu yayınlanan sadece İSVİÇRE ayağı! Milyarlarca dolar sadece bir noktadan fışkırıyordu! Oysa merkezi LONDRA olan banka 74 ülkede üst düzey faaliyet gösteriyordu! Listede BRİTANYA'dan 7 bin kişi vardı! Kral ve kraliçelerin parasını yöneten BANKA belgelerin ortaya çıkmaması için de çok ciddi rüşvet teklif ediyordu! Dünyadaki bütün kirli savaşların arkasında bu bankanın olduğu artık açıktı! Afrika'daki vahşi savaşlarda ölen çocukların, elmasaltın operasyonlarının, her türlü kaçakçılık, kara para aklama ve yıkama faaliyetlerinin arkasında bu aile vardı! İngiltere vardı! Bir güç cemaatlerden, savaşlardan, kaoslardan toplanan paraya "DUR!" diyordu! İngilizler bunu çok iyi biliyor ve kritik ülkelerde kontrolü bırakmıyordu! Türkiye bunun başında geliyordu! İçimizdeki savaşın nedeni bunlardı ama gören çok yoktu! Kuzey Irak'ta önümüze dikilen, paralelin parasıyla operasyon yapan ve Ankara'yı silmeye çalışan bunlardı! Herkesi kullanırlardı! Adam kazanma metodlarını hiç bilmezdik! Kimi zaman paraları toplayıp kimi zaman da kiralık beyinleri toplayıp bunu yapıyorlardı! Ama her gittiğimiz yerde karşımızda bunlar vardı! Karşımızdakiler James Bond'du... Ama genelde çoğu esmer, bıyıklı ve Türkçe konuşuyordu!

    10.02.2015 20:37
  • SÜRMENELİ AV.HABİL YAZICI AK PARTİ İSTANBUL İL YÖNETİMİNE GİRDİ

    Sürmeneli Avukat Habil Yazıcı bu gün yapılan Kongre sonrasında En Genç Yönetici sıfatı ile AK Parti İstanbul İl Yönetimine seçildi .Habil Yazıcı Türkiye'nin En Başarılı Kaymakamı seçilen Şanlı Urfa Harran Kaymakamı Muhammet Selami Yazıcı'nın da kardeşi oluyor . Ak Parti İstanbul İl Yönetimine giren en genç Yönetici Ünavanınıda alan Avukat Habil Yazıcı 1986 Sürmene'de Doğdu Avukat Habil Yazıcı Marmara Hukuk Fakültesinden 2008 yılında Mezun Oldu. Yazıcıoglu Hukuk Bürosunun'da sahibi olan Sürmeneli Genç Avukat Habil Yazıcı aynı zamanda Türkiyenin En Başarılı Kaymakamı seçilen Şanlı Urfa Harran Kaymakamı Muhammet Selami Yazıcı'nın da kardeşi , Bugun yapılan İstanbul Ak Parti İl Kongresinde yonetime girmeyi basaran en genc uye sıfatınıda elinde bulunduran Av.Habil Yazıcı'nın yakın geecekte daha güzel mevkilere geleceği dilden dile konuşulmakta .

    08.02.2015 20:42
  • Hakkında

    Haberin doğru ve güvenilir adresi