B
H2
H3
__
""
i
w
world
☰
Menü
Giriş Yap
Üye Ol
Künye
İletişim
Site Oluştur
🌙
☀️
Gece / Gündüz
Takip Et
Mesaj
world
@world
·
çevrimdışı
Güncel haberler
152
Haber
0
Yorum
38.688
Puan
Haberler
Yorumlar
Aktiviteler
Hakkında
Haberin doğru ve güvenilir adresi
Papa’ya Soykırım Dersi
Papa iki ay önce burada mı iki yüzlü davrandı, bugün orada mı iki yüzlü davranmaktadır? Tarih 12 Nisan 2015. Türkiye Müslümanlarıyla Ermeniler arasında çıkan ihtilaftan bir asır sonra. Yer, Aziz Petrus Bazilikası. Papa Françesko, paskalya günü sebebiyle ayin idare edecek… Bu, kendi inanışlarına göre bir program. Ne var ki burada bir başka niyetin daha olduğu seziliyor. Paskalya, bazilika ve oraya toplanmış Hıristiyanlar bir başka maksada alet edilmekte. Yoksa Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın orada işi ne? Eğer “o da Katolik, bu yüzden ayinde” denirse sorulacak soru bellidir: “Dünyadaki katolik devlet adamı, adı geçen insandan mı ibarettir?” Yalnızca Serj Sarkisyan Vatikan’da bulunduğuna göre bir plan işletilmektedir. Nitekim dünya Ermenileri lideri II. Karekin’in orada olması da bu fikri teyit etmekte. Papa ayinin hemen başında bir konuşma yaptı. Bu konuşmasında yirminci asırda ilk soykırıma Paskalya, bazilikain maruz kaldığını iddia etti. Sonra da “bir kötülüğü gizlemek veya inkâr etmek, bir yarayı tedavi etmeden kanamasına müsaade etmektir” dedi… Ermeni diasporasının, bu konuşmayı elde etmek için Vatikan vakfına yüklü bir bağış yapıp-yapmadığını bilmiyoruz. Ama; belli ki 24 Nisan yaklaşırken böyle bir paskalya vesile edilerek Katolik dünyasının mânevi rehberinin ağzından Türkiye’yi kınayacak bir çift söz alınmak istenmiş. Ermeniler o sözü almış oldular… Bu meselede Ermeni tarafını anlamak mümkün. Bir asırdır bir iddiaya inanmış, onunla bilenmişler. Onlar, tarihî bir ihtilafın taraflarından biri. Papa ise taraf değildir. Bir din adamının hukuktan, adaletten yana olması şarttır. Yoksa taşıdığı hiç bir sıfatı hak etmez. Bir kere bir ayinle politik demeç iç içe geçemez. Bir bazilika mahkeme salonu değildir. Papa mahkeme reisi, papazlar da hakim değil. Diyelim ki öyledir. Papa kendisi için böyle bir vazife ihdas etmiştir. O zaman orada kendisine suç isnad edilen taraf temsilcisi niye yoktur? Papa, ayinden bir kaç gün evvel neden Türk tarihçileri dinlemedi? Neden sadece 1915’teki mukatelede/karşılıklı vuruşmada ölen Ermenileri andı da Ermenilerin öldürdüğü Türk, Kürt vs Müslümanları yok saydı? Mezkür şahıs, bu asırdaki diğer soykırımları niçin dile getirmedi? İstilacı batılıların Çanakkale’de 253 bin Müslümanı şehit etmeleri de bir soykırım sayılmaz mı? Nazi’lerin Yahudilere yaptığı soykırım değil mi? Fransızların Cezayir’de 1.5 milyon Müslümanı katletmeleri 20. Asırda değil de milattan evvel mi oldu? Yahudilerin Filistinli Araplara zulmü soykırımın tâ kendisi değil mi? Ermenilerin Dağlık Karabağ’da Azeri Türklerine yaptıkları şeksiz ve şüphesiz soykırım iken Papa bunu niçin konuşmaz? Çinlilerin Şarki Türkistan’da yaptığı nedir? Budist din adamlarının Arakan Müslümanlarına yaptıkları soykırım değil midir? Beşar Esed’in yaptıklarının adı nedir? Batının Endülüs Müslümanlarına, Afrikalılara, Kızılderililere, Pigmelere, Mayalara yaptıkları soykırımın en insafsızıdır. Papa Françesko bunları hiç hatırlar mı? Soykırım, vahşi batıya mahsus bir ırk ve inanç yok etme usulüdür. Ermeniler, Osmanlı devletinde en sadık azınlık unsuruyken onları kışkırtıp felakete sürükleyen Ruslar ve batılılar olmuştur. Papa, gerçeklerin gizlenmesini istemiyorsa bunları diyeceğine Ankara’nın “biz arşivlerimizi dünya tarihçilerine açıyoruz, Ermenistan da açsın!” çağrısına kulak vererek diğer tarafı buna ikna etme yolunu tercih etmeliydi. Böylece bir kan davasının nihayetlenmesine yardımcı olabilir. Katoliklerin dini lideri, Türklerin soykırım yaptıklarına samimiyetle inanıyorsa iki ay evvel Türkiye’ye gelmemeliydi. Ya o gün gelmeyecek veya bugün bu konuşmayı yapmayacaktı. O gün burada mı iki yüzlü davrandı, bugün orada mı iki yüzlü davranmaktadır?..
14.04.2015 15:50
Türkiye karadan girecek Suudiler havadan vuracak'
Huffington Post, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın Suriye'deki Esad rejimini yıkmak için askeri ittifak kurmaya hazırlandığı iddia ettiHuffington Post'un iddiasına göre, iki ülke konuya ilişkin üst düzey görüşmeler gerçekleştiriyor. Görüşmelere yakın kaynakların Huffington Post'a yaptığı açıklamalara göre, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki müzakereler Katar arabuluculuğunda yürütülüyor. ''TÜRKİYE KARADAN, SUUDİ ARABİSTAN HAVADAN'' Planlanan ortaklık çerçevesinin, Türkiye'nin karadan asker göndermesini, Suudi Arabistan'ın da hava saldırılarıyla destek vermesini öngördüğü iddia edildi. Haberde, Şubat ayında Washington'a giden Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamid El Tani'nin söz konusu görüşmelerden ABD Başkanı Barack Obama'yı da haberdar ettiği belirtildi. Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki görüşmelere katılan bir kaynak, müzakerelerin başarılı bir şekilde ilerlemesi halinde, iki ülkenin ABD desteklesin ya da desteklemesin, Suriye'ye müdahale edeceğini öne sürdü.
14.04.2015 15:44
Baharın Kışla Buluşması
Rize’nin yüksek kesimlerinde bahar mevsimi yaşanırken, beklenmedik kar yağışı doğada eşine as rastlanılır bir görsel ziyafet oluşturdu. Rize’de bahar mevsiminin gelmesi ile doğa yeşerip ağaçlar çiçek açarken yüksek kesimlerde etkili olan beklenmedik kar yağışı güzel görüntüler oluşturdu. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde doğal güzellikleri ile dikkat çeken İkizdere İlçesi’nde yeşeren çimenler ve çiçek açan ağaçlar yağan kar ile beyaz örtüyle kaplandı. Bu buluşma ise eşine az rastlanılacak manzaraları ortaya çıkardı.
12.04.2015 20:00
Hakkari'de askere ateş açıldı
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde kaçakçılık faaliyetine müdahale eden askerlere, teröristlerce taciz ateşi açıldı.Şemdinli ilçesinde konuşlu 34. Hudut Tugay Komutanlığına bağlı askerler, yurda kaçak yollarla getirilen malzemelerin Anadağ köyü yakınlarındaki kayalık bölgeye bırakıldığını tespit etti. Bunun üzerine söz konusu bölgeye giden askerlere, terör örgütü PKK üyelerince uzun namlulu silahlarla taciz ateşi açıldı. Güvenlik güçlerinin anında karşılık verdiği saldırının ardından teröristlerin bulunduğu bölgeye top atışı yapıldı. Saldırıda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma olmadığı bildirildi.
12.04.2015 19:23
Selçuk Aydın 30 saniyede Nakavt etti
Selçuk Aydın 30 saniyede Selçuk Aydın 30 saniyede nakavt etti Avrupa ve Kıtalararası boks şampiyonlukları bulunan Selçuk Aydın, Almanya'nın Bielefeld kentinde Sırbistanlı rakibi Misa Nikoliç'i ilk raunda nakavt etti. Avrupa ve Kıtalararası boks şampiyonlukları bulunan Selçuk Aydın, Almanya'nın Bielefeld kentinde Sırbistanlı rakibi Misa Nikoliç ile bu akşam saat 22.00’de unvan maçına çıktı. Bir yıllık hazırlıkların ardından Almanya'nın Bielefeld kentine dönen şampiyon boksörbu akşam çıktığı karşılaşmada rakibi Nikoliç'i ilk roundda 30 saniyede nakavt etti. Maç sonrası açıklamalarda bulunan Selçuk Aydın; “Bir yıl aradan sonra hazırlık maçı gibi oldu. Kazanan ve kaybeden oluyor. Hakem bence erken bitirdi. Biz bu galibiyetle çok sevinecek bir insan değiliz. Bizim hangi ligde mücadele ettiğimizi görsünler. İlerleyen zamanlarda daha güçlü rakipler ile çıkacağız. Burada hazır olduğumuzu göstermek istedik.” açıklamalarında bulundu.
12.04.2015 13:21
Yasemin Kiraz eşi ile geçirdiği son akşamı anlattı
İstanbul Adliyesi’nde şehit edilen Savcı Kiraz’ın hâkim eşi Yasemin Kiraz; eşi ile geçirdiği son akşamı anlattı. Kiraz meslektaşlarına o gece Çanakkale’yi anlatan “Son Mektup” filmini izlediklerini söyleyerek, "Eşim çıkışta ‘Allah bize de böyle şehit olmayı nasip etsin’ demişti" dediCumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde iki terörist tarafından rehin alındıktan sonra şehit edildi. Tüm Türkiye ardından gözyaşı döktü ama ateş yine düştüğü yeri, ailesinin, yakınlarının en fazla da eşi ve iki çocuğunun yüreğini yaktı. Savcı Kiraz ile hâkim eşi Yasemin Kiraz 10 ay önce, geçen haziran ayında HSYK'nın yaz kararnamesiyle Gaziosmanpaşa Adliyesi'nden Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na atandı. Yasemin Kiraz icra mahkemelerinde göreve başlarken, Mehmet Selim Kiraz da Memur Suçları Bürosu'nda görev aldı. Berkin Elvan'ın dosyasına bakan 5'inci savcı olan Kiraz, soruşturması ile binlerce polis arasından şüpheli sayısını üçe düşürdü. Arkadaşlarına sık sık “üzerinde büyük bir yük olduğunu” dile getirdiği öğrenilen Savcı Kiraz, 31 Mart Salı günü DHKP-C'li teröristler tarafından rehin alındı. 7 saat 50 dakika sonunda da şehit edildi. 'HİSSETTİM' Habertürk'ün haberine göre, eşinin rehin alındığı saatlerde adliyede olan Hâkim Yasemin Kiraz o anları; taziye için kendisini evinde ziyaret eden meslektaşları ile paylaştı. Rehin alma olayını haber aldığında, teröristlerin eylem yapıp, gideceklerini zannettiğini söyleyen Hâkim Kiraz, olayı takip ederken öğlen namazını kaçırdığını, müzakerelerin uzaması üzerine ikindi namazını kıldığını ardından da Yasin-i Şerif ve Kuran okumaya başladığını aktardı. Kendisiyle birlikte yanında bulunan arkadaşlarının da dualar ettiğini söyleyen Kiraz, “Şehit olduğu anı hissettim” dedi. Eşiyle birlikte olaydan bir gece önce Çanakkale Zaferi'ni konu alan “Son Mektup” isimli filmi izlediklerini ve filmden çok etkilendiklerini de anlatan Hâkim Kiraz eşinin çıkışta kendisine “Allah'ım bize de böyle şehit olmayı nasip etsin” dediğini söyledi. Taziyeye giden meslektaşları Hâkim Yasemin Kiraz'ın çok metanetli olduğunu aktardı. 'SON MEKTUP' Çanakkale Deniz Zaferi hakkındaki “Son Mektup” filmi harp günlerinde yazılan ve uzun yıllar sonra adresine kavuşan bir mektubun duygusal hikâyesini anlatıyor. Özhan Eren, senaryosunu yazdığı ve yapım-yönetimini üstlendiği Son Mektup'ta başrolü Tansel Öngel ile Nesrin Cavadzade paylaşıyor. 'GÖRÜNTÜ' BAŞVURUSU Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın hâkim eşi Yasemin Kiraz ile babası Hakkı Kiraz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir dilekçe vererek “rehin” görüntülerinin halen yer aldığı YouTube, Google ve resen tespit edilecek diğer sitelere erişimin engellenmesini istedi. Başsavcılığa verilen iki ayrı dilekçede, terör örgütü üyelerinin Kiraz'ın makam odasında çektikleri resimleri kendilerine yakın olan medya kuruluşları ile paylaşarak örgüt propagandasını yaptıkları anlatıldı, görüntülerin bazı sitelerde halen yayınlandığı kaydedildi. Dilekçede “Bu görüntüler başta biz ailesi olmak üzere tüm halkımızı, hatta yabancı basın organlarının duyurması sonucu birçok ülke vatandaşlarını derinden yaralamıştır” denildi. Görüntülere ve haberlere erişimin engellenmesi yönünde nöbetçi hâkimlik kararı bulunduğu hatırlatılan dilekçede, “Buna rağmen resimlere ve haberlere YouTube ve Google sitelerinden çok rahat bir şekilde ulaşılmaya devam edildiğini üzülerek görmekteyiz. Bu siteler, bizlerin ve Türk halkının manevi şahsiyetlerini ve mahkeme kararlarını hiçe sayarak vurdumduymaz tavırlarını sürdürmektedirler” ifadeleri kullanıldı. Dilekçede, “Başta ailesi olmak üzere kişilik haklarını açıkça ihlal eden ve tüm Türk halkının manevi duygularını inciterek nefretini celbeden ve terör örgütünün propagandasını içerir görüntülerin yer aldığı linklere bu mümkün olmadığı takdirde görüntülerin yer aldığı siteye erişimin tamamen yasaklanmasını saygı ile arz ederiz” denildi.
10.04.2015 00:43
Yeni Airbus A390
BÜYÜK AIRBUS A390 içinde tanıtan düzlem 9.000 deniz mili (yaklaşık 16.600 kilometre) uçuşların uluslararası hizmet için hedeflenmiştir. A390 motorları 340.000 £ her aşkın bindirmeler gelişmekte turbofan altı Rolls-Royce ile güçlendirilmiş olacak. AIRBUS yaklaşık 1760 yolcu yolcu yük olacak uçağı çalıştırmak için başabaş noktası göre. gelecekteki uçaklar için önerilen özellikleri arasında altı restoran, üç duty free mağazaları, bir diskotek ile bir salon vardır, iki tam boy film tiyatrolar, 14 hatlı bowling salonu, su kaydıraklı yüzme havuzu, düğün şapel, tamamen işlevsel sağlık kliniği, ve bir 11.000 hacim kütüphanesi. İki büyük uluslararası taşıyıcılar zaten emir vermiş ve yeni jetleri hizmet başlaması planlanıyor olduğu 2008. geç yaz Whoa !!!!!!!!! Cehennem 1760 kişilik bir uçaktan geliyor olması gerekir Read more at http://sydneyairlines.doomby.com/pages/airbus-a390.html#RLmLQjxUzozumA6q.99
08.04.2015 22:15
Hazır Mısın? 2015 Çok Kanlı Olacak
Tel-Aviv, Londra, New York şeytan üçgeni belli ki bizim için epey proje hazırlamış durumdaDün sessiz sedasız bir haber düştü ajanslara. RAF Milldenhall, RAF Alconbury ve RAF Molesworth kapanıyor. Üçü de Amerikan üssü ve üçü de İngiltere'de. Ayrıca aralarında Belçika, İtalya, Almanya, Hollanda ve Portekiz'in de olduğu ülkelerde toplam 15 Amerikan üssünden çekiliyor Washington. Yani ilk bakışta "Amerika kaçıyor" gibi bir durum ortaya çıkıyor. Dünyayı yöneten ÜST AKIL kabuğuna mı çekiliyor? Küresel Güçler Washington'u ETKİSİZ ELEMAN haline mi getiriyor? Bu soruları sadece ortaya çıkan fotoğrafa bakarak cevaplamaya kalkarsak tereddütsüz "EVET" demek mümkün. Pentagon'un yılda "500 milyon dolar tasarruf yapacağız" şeklindeki bahanesi de "KAÇIŞ" habercisi gibi karşımızda sırıtıyor. Ancak kazın bir de ayağına bakmak lazım. İşte maalesef hiç yapamadığımız da bu!!! Amerika kaçmıyor, savaşın şeklini değiştiriyor. Yıllarca bu projeye yatırım yaptılar. Afganistan'a girdiler, sayelerinde EL-KAİDE doğdu. Irak'a girdiler, sayelerinde IŞİD dünyaya geldi. Ortadoğu kan gölüne döndü, etrafında hatta çok uzağında olanlar bile etkilendi. Şimdi kucaklarında iki tane SAVAŞÇI çocukları var. Kıtalararası uçak kaldırmaya, masraf yapmaya, Amerikan askerlerinin artık ölmesine lüzum yok. 2015 yılını milat ilan ettiler. Televizyon programlarına en ünlü analizcileri, CIA'ya çalışan dünyaca ünlü gazetecileri sürüyorlar. "2015 çok hareketli geçecek. Dünyada yeni haritalar çizilecek" diye yaygara yaptırıyorlar. Amerika'nın işine gelmeyen liderlerin bu yıl içinde halledileceğini ilan ediyorlar. Hem Avrupa'daki üslerini kapatıp, binlerce askerini çekeceksin hem de istediğini "TIK" diye halledeceksin... Peki bu nasıl olacak? Dedik ya ellerinde EL-KAİDE ve IŞİD gibi gözünü budaktan sakınmayan iki savaşçı evlat var diye. Suudi Arabistan'a bu iki çocuğu sopa olarak gösterip "Gönderirim ha üzerinize" dersin, petrol fiyatlarını düşürürsün... Petrol fiyatları düşünce en büyük üreticilerden Rusya batma noktasına gelir. Putin'i minicik Suudilerle halletme rüyasını gerçeğe yaklaştırırsın. Hatta bu öyle bir silah ki, yıllardır halledemediğin Küba'nın devrimci Castro'sunu bile hizaya getirip Washington'a yaklaştırırsın. Çünkü EL-KAİDE ve IŞİD sopasıyla tehdit ettiğin Suudi Kral sayesinde düşen petrol fiyatları üretici-satıcı Venezuela'ya da diz çöktürmüştür. Venezuela Küba'ya yıllardır bedava petrol vererek Castro'yu sübvanse etmekte, rejimin ayakta kalmasını sağlamaktadır.. Fiyatlar düşünce zarara uğrayan Venezuela'dan petrol yardımı kesilir... Biz de televizyonlardan büyük şovlar eşliğinde "Aaa ABD ile Küba barıştı" diye bakarız. Bizim solcularımızdan "Yaşasın dünya barışı" diyenler bile çıkabilir. Avrupa'da, Paris'te yaşananların arkasında da hep bu ÜST AKIL var. Avrupa'ya diz çöktürmek istiyorsan, savaşçı evlatları Paris'e sürersin... Almanya'da, İsviçre'de, Avusturya'da da camiler yaktırırsın. Hristiyan-Müslüman savaşına çanak tutarsın... Müslümanları Avrupa'da hallettirir, göçe zorlarsın. Çıkan kaoslardan, yıkımlardan ve yangınlardan Yahudi baronlara ve ülkene tek mermi atmadan milyar dolarlar kazandırırsın. İstediğini de Washington'a bağlarsın. İsrail'i rahatlatırsın. Kaoslardan beslenip, enerji hatlarına inen ve Amerika'yı ahtapot gibi saran üst akıl işte bu mermisiz silahı keşfetmiş durumda. Dünyanın her yerinden binlerce askerini çekip, üslerini kapatmaya hazırlanırken, CIA beslemeli gazetecilerine "Yeryüzünde yeni haritalar çizilecek" diye bağırtmanın altında bu yatıyor. Adamlar onun için" 2015 çok hareketli geçecek" diyerek kendinden emin olmanın doruk noktasına çıkıyor. Gezi olaylarının kokusunu alıp Tünel'deki cafelerde o dönemde kamp kuran PULİTZER ödüllü bir Amerikano da ekranlara çıkıp aynı sözleri haykıranlardan. "Türkiye'nin alacağı kararlardan bir gün sevinip, ertesi gün üzülen olmak istemiyoruz artık" diyerek de ekliyor. Yani bağlı olduğu ÜST AKLIN 2015'te Türkiye'yi de ihmal etmeyeceğine işaret ediyor pervasızca. Tel-Aviv, Londra, New York şeytan üçgeni belli ki bizim için epey proje hazırlamış durumda. Pervasızca ve fütursuzca saldıracaklar. Önemli olan biz ne yapacağız? Mersin'de birileri çocukların eline para verip bayrak yaktırdığında birbirimize mi gireceğiz? "Yeni haritalar" çizenlere cetvel mi olacağız? Evlatlarımızı iki ağaca sokaklara mı teslim edeceğiz? Oyunlara mı geleceğiz? Yoksa oyun bozan mı olacağız? Ne?
05.04.2015 17:03
Osman Gazi ile başlayıp Vahdettin ile biten 600 yılda 36 Padişah vardı!
Artık giderek içimizdeki YABANCILARI daha net göreceğiz! Düne kadar sadece bize benzeyenleri görürdük! Çok kez de tanımazdık! Ama şimdi hem bize benzeyenleri hem de benzemeyenleri göreceğiz! OKMEYDANI’ndaki aramalarda yani yapılan baskınlarda BİR İNGİLİZ AJAN ele geçirildi! Büyük ihtimal gazeteler ve televizyonlar bunu görmeyecekti! Ama ben söylemek istedim! Dün burada “ÖNEMLİ İSTİHBARAT NOT’larım var” dedim! Hatta “Birkaç güne kadar da yazarım!” sözü verdim! Ama Bekir Hazar’la yaptığımız toplantıdan sonra bu NOT’ları YAZ-BOZ’a taşımaya karar verdik! Yani bu hafta YAZ-BOZ’da hiç bilmediğimiz çok özel İKİ NOT izleyeceksiniz! İzlerken de devletinizle ve milletinizle gurur duyacaksınız! Gözyaşı dökerken mutlu olacaksınız! Ve kesinlikle ve kesinlikle “İyi ki bu memleketin çocuğuyum!” diyecekseniz… Gelelim bugünkü NOT’larımıza… Neler var neler… Yazıya başlarken Okmeydanı’ndaki aramalarda yakalanan İNGİLİZ’den sözettik! Önceden bunlara elimizi süremezdik! Şimdi elimizi attığımız gibi yakasından tutup alıyoruz! Peki bu kadar mı? Değil elbette! Şimdi Suriye’ye gidelim… YPG güçlerine, IŞİD’e bakalım… İçeride ne olduğunu anlamamız için hemen yanıbaşımızda ne olup bittiğini eksiksiz olarak bilmek durumundayız! Neyse… Uzatmayalım… ADI: KONSTANDİNOS ERİK SCURFIELD … Bu arkadaşın annesi Yunan babası ise İngiliz… Uzun zaman önce kılık kıyafetini değiştirip Irak üzerinden Suriye’ye geçti! YPG kampına katıldı…”IŞİD vahşetine karşı Kürtler’i yalnız bırakamam!” diyerek… Sanki IŞİD’te İNGİLİZ yokmuş gibi… YPG’de YABANCI SAVAŞÇILARDAN oluşan bir TABUR vardı! İsmi de ROJAVA’nın ASLANLARI’ydı… Bizim ERİK bu ekibin altın çocuğuydu! Nedeni çok iyi eğitimli olmasıydı! Kendisi buraya gelmeden önce İngiliz Kraliyet Donanması’ndaydı! Çok bilinen bir askerdi! Çünkü özellikleri onu MI6’e kadar taşımıştı! Zaten İngilizler DENİZCİLERİNİ ne hikmetse MI6’e bağlamayı çok severdi! JAMES BOND karakterini meydana getiren IAN FLEMING de denizciydi! Erik de denizci ve ajandı! Kürtlerle birlikte IŞİD’e karşı savaşıyordu! Manchester doğumlu Erik bulundukları yere düşen TOP MERMİSİ nedeniyle can verdi! HASEKE’nin TELBERAK Köyü’nde Kürtler için savaşırken hayatını kaybetti yani… Cenazesi UNION JACK (Birleşik Krallık Bayrağı) ve YPG bayrağının sarılı olduğu tabutla kaldırıldı! İşin en ilginç tarafı Erik’in kod adıydı! Kürtler ona KONSTANDİNOS isminden dolayı KEMAL ismini vermişti! Tabutunda böyle yazıyordu! Garip! Ama daha da garibi Çağlayan’da SAVCI kKiraz’ı şehit edenlerin Konstandinos’un memleketi olan Yunanistan’dan emir almasıydı! Lavrion kampından gelen telefonla katiller tetiği çekiyor ve savcıyı şehit ediyordu! Peki sizce BORÇ içinde yüzen Yunanistan’ın bize bu operasyonu yapacak gücü var mıydı! Elbette yoktu! Kim onları ayakta tutmak için PARA VERİYORSA kampları yaşatan ve Türkiye’ye sorun taşıyan da onlardı! Hem DHKP-C’de, hem YPG’de, hem IŞİD’de bunlar ve kullandıkları adamlar vardı! OYUNU kurup bölgeyi ateş çemberine alacaklar ve Türkiye’yi durduracaklardı! Geniş düşünün ve rolleri dağıtın! İngilizler bir yandan IŞİD’e adam yağdırıyor bir yandan da etkili ajanlarını KÜRTLER’in yanına sokuyordu! Kim kazanırsa kazansın onlar kazanacaktı! Haksız mıyım! Türkiye’de 45 şehir saat 10:36’da karanlakta kaldı! Saatler 12:36’yı gösterirken şehit savcımız kiraz rehin alındı! Teröristler saat 15:36’ya kadar süre tanıdı! Yukarıda yazdım! Bu adamlar en ince ayrıntıya kadar düşünüp oyun kurardı! Türkiye’ye de önceki gün böyle bir akılla gelip saatlerin sonundaki 36’yı görmemizi istediler! Dün 36 ile ilgili yorumumu yaptım! Osman Gazi ile başlayıp Vahdettin ile biten 600 yılda 36 Padişah vardı! “37’ncisi olan Büyük Türkiye’ye izin vermeyiz! demek için savcıyı şehit ettiler” dedim! Dün bir dostum arayıp ilave yaptı! “36 rakamıyla verilmek istenen mesaj birden fazla olabilir. Saatler ve arasındaki zaman dilimleri hiç bir tereddüte yer bırakmayacak kadar özenle seçilmiş ve dikkat çekici. Birinci mesaj Padişahların sayısı… İkinci mesaj ise yani 12:36 çocuğun doğumu! Bir çocuk ana rahminde 36’inci haftada doğum pozisyonu almaya baslar. 36’ınci haftadan sonra ise doğum süreci baslar… Kurşunlarla bize 37’yi göremeyeceksiniz denildi! Bence asıl ilginci son saat olan 15:36 idi! Bakın 15:30 ya da 16:00 değil! Tam 15: 36… İngilizce’de kullanılan LATİN alfabesi üzerine kurulmuş bir KODLAMA biçimi vardır! Adı ASCII’dir! Bu alfabeye girip baktığınızda karşınızda 36’ıncı karakter olarak çok ilginç bir şey bulursunuz! $… Yani DOLAR… Yani tetiği çektirenler iki terörist üzerinden “Sakın Türkiye’ye kurduğumuz PARA DÜZENİNDEN ÇIKMAYA KALKMAYIN! Bunun bedeline çok ağır ödersiniz! Bu uyarımızı da yabana atmayın!” mesajı veriyordu! Yani FAİZ LOBİSİ kurşunlarla işbaşındaydı! Yani üç saatle, BAŞKANLIKTAN, BÜYÜK TÜRKİYE’DEN vazgeçin, FAİZ LOBİSİNE de sakın al atmayın diyordu!” Haksız mı? Geçtiğimiz günlerde bir gazetede hadi ismini söyleyim HÜRRİYET’te çok kısa bir haber vardı! Haber kısa olmakla beraber gazetenin en görülmeyecek bir yerindeydi! Arasan bulamazdın yani! Ama ben aramaya bayılırdım! Gazeteleri yine öyle dikkatli bir şekilde okurken iç sayfalardaki bu haber gözüme battı! BALYOZ’dan içeri alınan komutanlardan biri çok önemli bir işadamıyla beraberdi! Komutan cezaevindeki maketlerini bir müzede değerlendiriyordu! Bunda anormal bir durum yoktu! Ama ben nereden tanıştıklarını çok merak ettim! Bir işadamı, komutanın önünüde KOMUTAN gibi yürür müydü! Bilemedim! Bağlantıyı da çözemedim! Ama dikkatimden de kaçmadı! Bir ilişki vardı ama biz bilmiyorduk! Belki yakında bunlar da ortaya çıkardı! Kim bilir! Burası Türkiye… Haksız mıyım! Çağlayan Adliyesi’ndeki saldırıdan sonra pek çok gazete, teröristlerin örgüt bayrak ve flamalarını yayınladı! Yasadışı bir örgütün ve Türkiye karşıtı güçler tarafından kullanılan yapının İŞARETLERİ, AMBLEMLERİ ve BAYRAKLARINI yayınlamak bir anlamda aslında içeriden operasyona devam etmek demekti! Katiller ayrı, örgütü ayrı tutmak durumundaydık! Önceki gün Amerika’da hiç konuşulmayan bir saldırı gerçekleşti! ULUSAL GÜVENLİK AJANSI’na yani NSA’e iki siyahi genç saldırdı! Amerikalılar bilmese de bu gençlerin arkasında FRANSIZ GİZLİ SERVİSİ vardı! Amerikan Devleti bir tek kare vermedi! Kimse yayınlayacak bir şey bulamadı! Bulsaydı orası Amerika değil Fransa olurdu! Böyle ince ve önemli bir ayrıntı vardı! Haksız mıyım! Cumhurbaşkanı Erdoğan, son Avrupa gezisinde Romanya Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki karşılama töreninin ardından Romanya Cumhurbaşkanı Iohannis ve eşi Carmen Iohannis ile bir araya geldi. Tam bu sırada AP yani Associated Press devreye girdi! Erdoğan’ı kötü, olumsuz, negatif, barış karşıtı kısacası her türlü kötülüğün gelebileceği bir insan gibi GÖSTERMEK adına deklanşöre bastı! Elde edilen ERDOĞAN KARE’sini yaydı! Yayınlanmaması gereken bir fotoğraftı. Servis edilmemesi gerekiyordu! Ama yayıldı! Bir fotoğraf karesi üzerinden ALGI OLUŞTURULDU! Erdoğan’a bunu yapanların arkadaşları Amerika’da boş mu duruyordu? Elbette hayır! Reuters ve Ipsos internet üzerinden “Amerika için en büyük tehdit kim?” anketi yaptı! Çıkan sonuçlarda ne Putin, ne Esad, ne El Kaide ne Çin ne de başka bir figür tehlike değildi! Tek tehlike vardı o da BAŞKANIN KENDİSİ! Peki bu anketin karşısında Beyaz Saray ne yaptı? Sadece sustu! Haksız mı!
05.04.2015 13:15
Savcı Mehmet Selim Kiraz şehit oldu
İstanbul Adliyesi'nde teröristlerce rehin alınan ve operasyonun ardından ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Kiraz'ın hayatını kaybettiği bildirildi. İSTANBUL İstanbul İl Sağlık Müdürü Selami Albayrak, İstanbul Adliyesi'nde teröristlerce rehin alınan ve operasyonun ardından ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 46 yaşındaki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın bütün müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği bildirdi. Albayrak, Florance Nightingale Hastanesi'nin önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, Savcı Kiraz'ın çok ciddi yaralanmalarla hastaneye getirildiğini belirtti. Cerrahi ekibin ve hekimlerin bütün müdahalelerine ve girişimlerine rağmen bir görev şehidi verildiğini bildiren Albayrak, "Ne yazık ki Sayın Savcımızı kaybettik, milletimizin başı sağolsun. Bu konu hakkında verebileceğimiz bilgiler şu anda bundan ibaret. Geri döndürmek için yapılan çalışmalardan ne yazık ki muvaffak olamadık ve şehit verdik" dedi. İstanbul Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çavlan Çiftçi de bir gazetecinin "Savcı Kiraz, başından mı yaralanmış?" sorusuna şu karşılığı verdi: "Evet, ateşli silah yaralanması. Hem baş hem göğüste. Geldiğinde ateşli silah yaralanması, baş ve göğüs bölgesinde mevcuttu. Tamamen solunumu ve kalbi durmuş durumdaydı. Bütün ekibimiz her şeyiyle bütün müdahaleleri yaptı. Ama ameliyathanede her türlü müdahaleye rağmen maalesef şehit verdik." "Geldiğinde durumu nasıldı?" sorusunu Çiftçi, "Geldiğinde hayatını kaybetmişti. Solunumu, kalbi tamamen durmuştu. Hiç bir hayati fonksiyonu yoktu" diye yanıtladı. Çiftçi, "Savcı Kiraz, saat 20.50 sıralarında geldi ve 21.55'te kaybettik. Ama geldiğinde zaten kaybetmiştik. Bir saat boyunca müdahale ettik. Cerrahi müdahalemizi yaptık. Hem beyin hem göğüs hem toraks bölgesi hem pil taktık... Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Zaten bütün ekibimiz burada hazır bekliyorduk bu menfur olaydan ötürü. Savcımızı hemen aldık, maalesef tüm çabalara rağmen kaybettik" ifadelerini kullandı. Bu arada, hastaneye aralarında Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı Fehmi Tosun'un da bulunduğu bazı başsavcıvekilleri, hakim ve savcılar da geldi. Savcı Kiraz'ın öz geçmişi Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, 1969'da Siirt'te doğdu. Mersin İmam Hatip Lisesi'ni bitiren Kiraz, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Kararnamesi ile 2010'da Osmaniye'den Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı'na atanan Kiraz, 4 yıl burada çalıştıktan sonra geçen yıl HSYK'nın yaz kararnanemesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçlar Soruşturma Bürosu'nda görevlendirildi. İki çocuk babası Kiraz'ın, eşinin de İstanbul Adalet Sarayı'nda hakim olarak görev yaptığı öğrenildi. Savcı Kiraz, yaklaşık iki aydır Gezi Parkı eylemleri sırasında Okmeydanı'nda gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaralanan ve 269 gün hastanede komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014'te hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın ölümüne ilişkin soruşturma dosyasına bakıyordu.
01.04.2015 00:12
Sayfa
‹
1
…
3
4
5
6
7
…
16
›
Hakkında
Haberin doğru ve güvenilir adresi
@ kullanıcısından Tweetler
×
Modal header
One fine body…
×
Üye Girişi
Facebook ile Giriş Yap
Giriş Yap
Üye Ol
Şifremi unuttum
×
Kayıt Ol
Gönder
Anasayfa
Güncel
Quizler
Viral
Üye Ol
Üye Girişi